About the author  ⁄ admin

thumbnail_IMG_6965Direnişin sembolü Türkan Bebek ağlattı

Olgay GÜLER

Bulgaristan Kırcaali şehrinde 17 aylıkken annesinin kucağında şehit düşerek totaliter rejim döneminde direnişin sembolü haline gelen ‘Türkan Bebek’ olarak anılan Türkan Feyzullah, soykırımın 37’nci yıl dönümünde Edirne’deki anıtı önünde anıldı.

Bulgaristan’da 1984’te uygulanan zorunlu asimilasyon girişimine karşı Kırcaali’nin Kırkova ilçesine Mogilyane köyünde düzenlenen protesto yürüyüşü sırasında annesinin kucağında 17 aylıkken Bulgar askerleri tarafından vurularak öldürülen Türkan Feyzullah, Edirne’de adını taşıyan parkta anıldı. Asimilasyonun 37’nci yıl dönümü dolayısıyla Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen tören Eski Göçmen Evleri olarak adlandırılan bölgede Türkan bebeğin adını taşıyan parkta düzenlendi. Törene Vali Yardımcısı Ali Uysal, CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Hak ve Özgürlükler Partisi Kırcaali Milletvekili Bayram Bayram, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş, Balkan Türkleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Macit Mutlu, sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.

‘TÜRKAN BEBEK, BASKILARIN VE ACILARIN SEMBOLÜ OLDU’

Anıta çelenk sunumuyla başlayan törende saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Vali Yardımcısı Ali Uysal, Türkan bebeği ve hayatını kaybeden soydaşları saygı ve rahmetle andıklarını söyledi. Uysal, “300 binin üzerinde soydaşımız topraklarını terk etmek zorunda bırakılmış ve ana vatan Türkiye’ye sığınmıştır. Türkan bebek bu baskıların ve o dönemde çekilen bütün acıların sembolü olmuştur. O dönemde Türkiye şimdiki gibi güçlü olsaydı, burnumuzun dibindeki soydaşlarımıza bu zulüm baskılar yapılabilir miydi? Bırakın yapılmasını bence düşünülemezdi bile. Artık Türkiye, eski Türkiye değildir. Türkiye başta askeri, ekonomik, sosyo-kültürel, sağlı ve her alanda bölgesel büyük bir güçtür” dedi.

’37 YILDIR HER GÜN NASIL DİRENDİĞİNİ YAŞIYORUZ’

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da, 37 yıldır her gün muhacirlerin dili, dini ve birlikteliği için nasıl direndiklerini bir kez daha yaşadıklarını belirtti. Gürkan, “Ülkedeki en büyük azınlık olan Türklere karşı başlatılan örtülü asimilasyonun soykırımın, soykırım denemelerinin 37’nci yılında 26 Aralık 1984’de Kırcaali’de şehit edilen Türkan bebeği anmak için bir kez daha toplandık. Soydaşlarımızın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle ‘muhacirler kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır’ dediği o muhacirlerin dili, dini ve birlikteliği için her şeye rağmen canı pahasına nasıl direndiğini ve bunlardan vazgeçmediğini de 35 yıldır her gün bir kez daha yaşıyoruz” diye konuştu.

’30 YILDIR İNSANIMIZ MAHKEMEDE OYALANIYOR’

Aradan geçen onca yılın ardından halen kimsenin ceza almamasına vurgu yapan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu da, “Bizler için Balkanlar’daki şehitlerimiz çok önemli. Hem Bulgaristan’da asimilasyon sürecinde yaşanan olaylarda şehit düşenlerimiz, Bosna’da şehit düşenlerimiz anılıyor. Bu kadar yıl geçmesine rağmen Bulgaristan da yönetenlerden bir kişi hala ceza almamış durumda. Mahkemeler tarafından bizim insanımız 30 yıldır oyalanıyor. Bundan sonra umarım Bulgaristan mahkemeleri bu süreci onaylar. Bizim insanımız orada mahkemelerde bir sonuç alamazsa Avrupa insan hakları mahkemesine başvuracaktır” şeklinde konuştu.

Türkan bebek ve şehitler için dua edilmesinden sonra protokol üyeleri ve vatandaşlar, Türkan Feyzullah’ın anısına yaptırılan anıta karanfil bıraktı.

Hudut Gazetesi Edirne

Read More →

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın hak arama mücadelesinde en önemli dönüm noktası olan 29 Ocak’lar, 29 Ocak 2019 Çarşamba akşamı Gümülcine’de anıldı.

Yunanistan Batı Trakya’da isimlerinde ‘Türk’ kelimesi bulunan dernekler hakkında verilen kapatılma kararı ve Türk azınlığa yapılan baskı ve ayırımları protesto etmek amacıyla Türk azınlığın 1988 yılında gerçekleştirdiği direnişin ve iki yıl ardından Batı Trakya’da Türklerin mal varlıklarını hedef alan saldırılarla ilgili Gümülcine’de anma etkinliği düzenlendi.

Bu yıl 32. düzenlenen anma etkinliğinde konuşmacı olarak Türkiye’den İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Uzman Tarihçi Özer Hatip ve Türk Azınlığı’ndan BTAYTD Başkanı Hüseyin Baltacı ve BAKEŞ Genel Müdürü Dr. Pervin Hayrullah yer aldı.

Etkinliğe; Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif olmak üzere, Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu, İskeçe Milletvekili Burhan Baran, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Doğu Makedonya Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Ahmet İbram, Eyalet Meclis Üyeleri Tarkan Multaza ve Cihan İmamoğlu, DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Yassıköy Belediye Başkanı Önder Mümin, Mustafçova Belediye Başkanı Rıdvan Deli Hüseyin, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, BAKEŞ Genel Başkanı Hüseyin Bostancı, BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Emin, Güney Meriç Eğitim Kültür Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, diğer kurum, kuruluş temsilcileri ve soydaşlar katıldı.

“AZINLIĞIMIZIN KEMİĞİNE DAYANAN BIÇAK MİSALİ 29 OCAK OLAYLARI YAŞANDI”

Etkinlik o dönemi anlatan bir sinevizyon gösterisiyle başladı. Etkinliğin sunuculuğunu GTGB Yönetim Kurulu üyesi Seher Mehmetali yaptı. Etkinliğin açılış konuşmasını Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif yaptı. 1967 yılı Cunta dönemi sonrası bu günlere nasıl gelindiğini anlatan Şerif, 1970’li yıllara gelindiğinde Türk Azınlığın getto hayatı yaşadığını, Azınlığın bir çok haklardan mahrum kaldığını ifade etti. Bu yıllardan sonra Azınlığın çilesinin her geçen gün arttığını ve özellikle eğitim alanında ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden Şerif, bir sonraki yıllarda bazı Azınlık derneklerinin kapatıldığını dile getirdi. Yaşanan bu olaylar ve baskılar neticesinde 29 Ocaklara gelindiğini kaydeden Şerif, “Azınlığımızın kemiğine dayanan bıçak misali 29 ocak olayları yaşandı” ifadelerini kullandı.

“1988 TARİHİNDEN BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN GURUR DUYMASI GEREKİR

Daha sonra gazeteci Hülya Emin’in moderatörlüğünü yaptığı o günün anlam ve önemini belirten iki oturumdan oluşan katılımcılar tarafından sunumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Uzman Tarihçi Özer Hatip söz aldı. Batı Trakya Türkleri tarihinde kitlesel hareketlerin 1878 yılında başladığını söyleyen Hatip, 1980’li yıllara gelindiğinde özellikle eğitim sorunu ve etnik kimliğinin inkarı Azınlığın en can sıkıcı noktası olduğunu vurguladı. 1988 tarihinden Batı Trakya Türklerinin gurur duyması gereken bir tarih olduğunun altını çizen Hatip, “Batı Trakya Türk toplumu köklü ve siyasi bir tarihe sahiptir. Azınlık hiç bir zaman demokratik tahammüllerin dışına çıkmamıştır. Azınlık son derece demokratik bir mücadele vermiştir. Gelinen nokta Azınlığın ötekileştirilmesinden ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

“BELKİ DÖNEM DEĞİŞTİ, AMA BASKILAR HALA DEVAM EDİYOR”

Daha sonra BTAYTD Başkanı Hüseyin Baltacı söz aldı. O tarihlerde yaşadıkları anlardan örnekler veren Baltacı, “29 Ocak Azınlığımız için bir dönüm noktasıdır. Belki dönem değişti, ama baskılar hala devam ediyor. 29 Ocak olayları bu aşkımızı ve bu mücadele azmimizi bugüne kadar canlı tuttu, bugün de canlı tutmaya devam ediyor” görüşlerine yer verdi.

“29 OCAK GERÇEKLİĞİ AZINLIĞA BİLİMSEL VERİ VE GERÇEKLİĞİYLE AKTARILMALIDIR”

BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah yaptığı konuşmasında, “29 Ocak olayları öncesi Rodop ilinde Yaka tarlalarının istimlak edilmesi ve özellikle Gümülcine Türk Gençler Birliği, İskeçe Türk Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin kapatılması 29 Ocakların başlangıcıdır. Bu kimliğimize vurulan önemli bir darbedir” ifadelerine yer verdi. Hayrullah konuşmasının devamında, 29 Ocak olaylarının uluslararası basında ne şekilde yer aldığını, alıntılar yaparak aktardı ve özellikle Azınlığın bu yaşanan olaylara bakış açısını değerlendirdi. Son olarak Hayrullah, Hayrullah: “29 Ocak gerçekliği Azınlığa bilimsel veri ve gerçekliğiyle aktarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“BU TARİH BATI TRAKYA TÜRKLÜĞÜ AÇISINDAN BIÇAĞIN KEMİĞE DAYANDIĞI GÜNDÜR”

Oturumun ikinci bölümünde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe söz alarak günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. “29 Ocak Batı Trakya Türklüğü’nün direniş günüdür varlık mücadelesi günüdür” diyen Gökçe sözlerine şöyle devam etti: Bu tarih Batı Trakya Türklüğü açısından bıçağın kemiğe dayandığı gündür. 29 Ocak sadece yaşanan bir vaka değil bir direniş değil aynı zamanda bir ruhtur. Batı Trakya Türkü bu ruhuyla bir bakıma gelecekteki varlığını garanti altına almış oldu. Dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı ruhla bu topraklarda tutunacak ve yaşayacaktır. Kendi kimliğiyle kendi değerleriyle bu varlığını devam ettirecektir. 29 Ocaklarda da bu ruh ortaya konuldu. 1988’de yaşananlar 1990’da maruz kalınan şiddet olaylarına karşı koyulan tavırlarıyla birlikte 29 Ocak ruhunu perçinlediler. Bu bakımdan 29 Ocakların 32. yıldönümünü idrak ediyoruz. Burada bir tarih şuurundan bahsetmek gerekir. Burada Batı Trakya Türklerinin tarihinin daha iyi anlaşılabilmesi çok önemlidir.Batı Trakya Türklerinin tarihinden söz ederken de ben ‘Kadim’ kavramını kullanıyorum. Bu tarih içerisinde bir verimlilikten çeşitlilikten ve zenginlikten bahsediyoruz. Burada ortaya konulan bir medeniyetten söz ediyoruz. Dolayısıyla Batı Trakya Türkleri 29 Ocakla birlikte bu topraklarda varlığını ve her türlü mücadeleye girebileceğinin kararlılığını ortaya koymuştur. Buda derin tarih ile ilgilidir.Biz 4. yüzyıldan itibaren bu topraklarda var olan Türk toplulukları nihayet bugün bizim temellerimizi teşkil eder. Biz bugün bu topraklarda, bu medeniyetin birer temsilcileriyiz.”

“29 OCAKLARIN RUHUNU KAYBETMEMEK AKSİNE YAŞAMAK GEREKİR”

Etkinlikte son olarak İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet söz aldı. Mete konuşmasında, “29 Ocakların ruhunu kaybetmemek aksine yaşamak gerekir. Rabbim inşallah bizlere devletimizle beraber gönül birliği nasip eylesin. İnşallah bizlere bir daha 29 Ocaklar yaşatmasın ama o ruhu yaşayanlar yaşasın” ifadelerine yer verdi.

Etkinlik, konuk katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.

YÜZLERCE İŞYERİ YAĞMALANMIŞTI

Batı Trakya’da Türklere yapılan baskıların dayanılmaz hale gelmesinden sonra Türkler 29 Ocak 1988’de yürüyüş yaparak hak arama mücadelesine etkin bir şekilde başladılar. Polis yürüyüşe izin vermedi. Gümülcine girişlerinde bir dizi olaylar meydana geldi.

Bu tepkilerin ikinci yıl dönümü olan 29 Ocak 1990’da aşırı milliyetçi gruplar polislerin gözleri önünde Türklere ait iş yerlerine saldırdılar ve 500 civarında dükkan tahrip edilip yağmalandı.

Olaylar sırasında aralarında merhumİskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ile dönemin bağımsız milletvekili Ahmet Faikoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda Türk darp edilmişti.

Read More →

Balkan  Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu, amaçlarının Balkanlardaki gençlerle Anadolu’daki gençleri bir araya getirmek olduğunu belirterek, “Balkanlar ve Anadolu arasında bir köprüyüz.” dedi.

Sabri Mutlu, İl  ek binasındaki Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu  Şubesi’nde düzenlenen toplantıda, ‘dan zorunlu göçün 30. yılı dolayısıyla 46 ilde etkinlikler düzenlediklerini söyledi.

Konfederasyonlarının Edirne’de de faaliyete başladığını belirten Mutlu, “Amacımız Balkanlar’daki gençlerle Anadolu’daki gençleri bir araya getirmektir. Balkanlar ve Anadolu arasında bir köprüyüz.” diye konuştu.

Mutlu, Türkiye’den Balkanlar’a geziler düzenlediklerini, buradaki Türklerin sorunlarını çözmek için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

Gagavuzya’daki Türk gençlerinin Türkiye’deki gençlerle bir araya gelip ortak projeler üretmek istediğini anlatan Mutlu, “Ayrıca Bosna’dan Bulgaristan’a, Balkan ülkelerindeki gençlerimizle bir araya gelip, ‘ortak ne yapabiliriz’i düşünecekler. Biz de Edirne’de fiziki koşulları sağlayacağız. Gençlerimizin Balkanlar ve Anadolu’da bir kapısı var artık.” ifadelerini kullandı.

Toplantıya, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Trakya Temsilcisi ve Genel Başkan Yardımcısı Zürfeddin Hacıoğlu, Edirne Balkan Türkleri Federasyonu Genel Başkanı Erhan Pekkan ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

Kaynak: AA

Read More →

Bulgaristan Kırcaali’de 17 aylıkken annesinin kucağında şehit düşerek totaliter rejim döneminde direnişin sembolü haline gelen Türkan Bebek, soykırımın 35’inci yıl dönümünde Edirne’de adını taşıyan parkta anıldı.

Olgay GÜLER
Bulgaristan’da totaliter baskıcı rejim tarafından Türklere yapılan soykırımda direnişin sembolü haline gelen, 17 aylıkken annesinin kucağında hayatını kaybeden Türkan Bebek Edirne’de adını taşıyan parkta anıldı.
Soykırımın 35’inci yıldönümü dolayısıyla Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği ile Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen tören Eski Göçmen Evleri olarak adlandırılan bölgede Türkan Bebek’in adını taşıyan parkta düzenlendi. Törene Vali Yardımcısı Ali Uysal, Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Erhan Pekkan, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu, Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Cevat Güneş başta olmak üzere federasyon ve dernek başkanlarıyla, Bulgaristan ve Edirne’den vatandaşlar katıldı.“NAİM SÜLEYMANOĞLU’NUN İSMİ EDİRNE’DE BİR SOKAĞA VERİLSİN”
Törene katılan derneklerin çelenk sunumuyla başlayan program saygı duruşu ve istiklal marşıyla devam ederken ilk olarak Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Cevat Güneş konuştu. Güneş, törende kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür ederken, 2017’de vefat eden efsane Sporcu Naim Süleymanoğlu’nun isminin Edirne’de bir sokağa verilmesini istedi. Güneş daha sonra sözü Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Başkanı Sabri Mutlu’ya bıraktı.
“TÜRKAN BEBEK BİR SEMBOLDÜR”
Konfederasyon Başkanı Mutlu, 35 yıl önce komünist rejimin geride bıraktığı acı tabloyu anmayı hiçbir zaman bırakmayacaklarını söyledi. Türkan bebeğin bir sembol olduğunu dile getiren Mutlu; “Türkan bebeğimiz bir semboldür. Türkan bebe-ğimizin öldürülmesi inanın hepimizi çok üzdü ama bu bardağı taşıran damlaydı. Bugün 35’inci anmasını yapıyoruz ama bu kadar yıl geçmesine rağmen çok üzülüyorum, hiçbir kişi ne yargılandı ne ceza aldı. Nerede bu dünyadaki medeni ülkeler? Niye hiç kimsenin sesi çıkmadı? Biz Balkanlar’da hiçbir zaman etnik mücadeleye girmedik. Bizim oradaki mücadelemiz demokrasi mücadelesiydi, o mücadeleyi hiçbir zaman bırakmayacağız. Hakkımızı bundan sonra daha da fazla savunacağız” dedi.
Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu da soydaşlara çektirilen zulmün cezalandırılması gerektiğinin altını çizdi. Tanrıkulu; “Bu zulmü çektirenleri cezalandırmadığımız sürece aynı örnekleri dünyanın farklı yerlerinde farklı şekilde yaşayacağız. Cezalarını çekmelerini sağlamak zorundayız bütün dünya insanları olarak. Yoksa aynı acıları güç sahibi olanlar o halklara yaşatacaklar” ifadelerini kullandı.
Vali Yardımcısı Ali Uysal ise soydaşlara vahşeti yaşatanların vicdan mahkemelerinde en büyük cezayı aldığını belirtti. Uysal; “Bu vahşeti yapanlar vicdan mahkemelerinde en büyük cezayı almışlardır ve mahşerde Türkan bebeğin ve soydaşlarımızın ahı bunu yapanları rahat bırakmayacaktır. Sadece dinimizde değil bütün semavi dinlerde öldürmek, zulmetmek en büyük günahlardan birisidir. Ateş düştüğü yeri yaksa da Türkan’ın acısını hepimiz hissediyoruz. İnşallah yakın çevremizde bir daha hiçbir soydaşımız böyle bir muameleye maruz kalmaz ki artık bu mümkün de değil” şeklinde konuştu.
Günün anısına şiirlerin okunduğu törende 35 yıl önceki asimilasyonda hayatını kaybedenler anısına da dua edildi. Tören Türkan Bebek anıtına çiçek bırakılmasıyla sona erdi.

www.hudutgazetesi.com

Read More →

Bulgaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ekaterina Zaharieva, ülkesinin, Türkiye’ye yönelik yaptırımlar uygulanmasını desteklemediğini belirtti.

Zaharieva, Bulgaristan Ulusal Televizyonuna yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, Bulgaristan’ın komşusu, müttefiki ve ekonomik ortağı olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Bulgaristan ile yapılan göç anlaşmasının gereğini eksiksiz yerine getirdiğini söyleyen Zaharieva, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin endişelerini anlayışla karşılaması gerektiğini belirtti.

Zaharieva, Türkiye’ye yönelik yaptırım uygulanmasına ilişkin bir soruya “Bulgaristan, (Türkiye’ye karşı) yaptırımlar uygulanmasını desteklemiyor ve bunun Türkiye ile sürdürmek istediğimiz diyaloğa katkı sağlamayacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, Bulgaristan’ın iyi bir ekonomik ortağı olduğuna işaret eden Zaharieva, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 4,2 milyar doları aştığını anımsattı.

Kaynak: AA

 

Read More →

Genç kardeşimiz Sinan SOLAKOĞLU “RÜYALAR GERÇEK OLUYOR “ isimli çocuk kitabıyla 7. Edirne Kitap Fuarının son gününde imza günü etkinliğinde Edirneli kitap sevenleriyle buluştu. Bizler Trakya Balkan Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği yönetimi olarak kendisini bu güzel ve anlamlı günde ziyaret ederek mutluluğumuzu dile getirdik ve başarılarının devamını diledik.

 

Read More →

Edirne ve Trakya bölgesindeki kitapseverlerin her yıl heyecanla beklediği Edirne 7. Kitap Fuarı, 11-20 Ekim 2019 tarihlerinde Öztaş Global Garden’de kapılarını açtı. Ceren Yayıncılık & Kitap evi & Kafe yazarlarından ailesi Bulgaristan Kırcaali’den olan 1984 Edirne doğumlu ve halen Gazi Osman Paşa Orta Okulunda Türkçe öğretmeni olan genç kardeşimiz Sinan SOLAKOĞLU “RÜYALAR GERÇEK OLUYOR “ isimli çocuk kitabıyla 7. Edirne Kitap Fuarında 20 Ekim 2019 Pazar günü saat 12.00 – 14.00 saatleri arasında sevenleriyle buluşacaktır.

Read More →

Macaristan’da düzenlenen Hun-Türk Ataları Anma Kurultayı sona erdi. Macaristan’da her yıl düzenlenen Hun ve Türk kökenli milletlerin soylar toplantısını andıran Hun-Türk Kurultayı, 18 Ağustos 2019 Pazar günü tamamlandı.

Macaristan Tur Birliği lideri Jozsef Szabo ve Antropolog ve etkinliğin organizatörü, Macar Turan Vakfı Başkanı Andras Zsolt’un liderliğinde gerçekleştirilen Kurultay, 18 Ağustos Pazar günü görkemli törenlerin ardından tamamlandı. Macaristan’ın Bugaç Yaylası’nda düzenlenen Kurultay’a: Azerbaycan Türkleri, Başkurt, Bulgar, Avar, Buriat, Japon, Karakalpak, Kazak, Kırgız, Madyar Boyu, Özbek, Moğol, Tatar, Türkmen, Türkiye Türkleri, Uygur, Macar, Saha ve Kuzey Kıbrıs Türkleri gibi pek çok Türk kökenli halktan katılım sağlandı.

Bu yılki düzenlenen etkinlikte ilk kez, yüzlerce savaş arabası, deve, bufalo ve aile üyeleriyle Macarların gelişini hatırlayacak göçebe geçit töreni ile adaylar gösterilerek bir yeniliğe imza atıldı.

BU YIL, KURULTAYIN ANA TEMASI “ATALARI ANMA” OLDU

Bu yıl, gerçekleşen Kurultay’da, ana tema “Ataları Anma” olarak belirlendi. Kurultay katılımcıları, atalarını anma anlamında 3 gün boyunca çadırlarda kalarak, kılıç kuşanıp ok atarak tarihi dönemleri canlandırdı.

Kurultaya dünyanın pek çok ülkesinden katılım gerçekleşti. “Atalar Anma” temasının işlendiği Bugaç Kurultayı’nı gözlemleyen Avusturya Türk Kültür Cemiyeti Başkanı ve Yeni Vatan Gazetesi Sahibi Birol Kılıç izlenimlerini Kırım Haber Ajansı için aktardı.

Macaristan’ın Bugaç Yaylasında her yıl düzenlenen Hun ve Türk kökenli milletlerin soylar toplantısını andıran Hun-Türk Kurultayı, 18 Ağustos 2019 Pazar günü tamamlanırken geride renkli görüntüler bıraktı. Gelecek yıl düzenlenecek etkinlikler, “Büyük Turan Kurultayı” adıyla kaydedilecek.

Kaynak : https://qha.com.tr

Read More →

Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Yunanistan’ın uyguladığı baskı nedeniyle İstanköy’deki Müslüman Türklerin milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrum olduğunu belirtti.

Rodos, İstanköyve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Yunanistan’ın uyguladığı baskı nedeniyle İstanköy’deki Müslüman Türklerin milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrum olduğunu belirtti.Kaymakçı, yaptığı yazılı açıklamada, Kurban Bayramı öncesi Yunanistan’a ülkedeki cami ve mescitleri ibadete açması çağrısında bulundu.Mustafa Kaymakçı, “Günümüzde İstanköy’deki bütün camiler ibadete kapalıdır. 2017 depreminde hasar gören ve şadırvanı yıkılan Cezayirli Gazi Hasan Paşa (Lonca) Camisi, aradan iki yıl geçmiş olmasına karşın onarımları yapılmamıştır. Cami altındaki İstanköy Vakıf Malları Yönetimine ait dükkanlar da haraptır.” ifadelerini kullandı.Yunanistan’ın Germe (Platini) köyündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camisi’nin onarımına izin vermemesi nedeniyle Müslümanların ibadetlerini cami avlusunda yapmak zorunda kaldığına dikkati çeken Kaymakçı, İstanköy’deki mescit, türbe ve mezarlıkların yıkılarak zarar gördüğünü kaydetti.

“MÜSLÜMAN TÜRKLER KİMLİKLERİNİ KAYBETME AŞAMASINDA”

Yunanistan’ın adada yaşayan Türklere baskı uyguladığının belirten Kaymakçı, “İstanköy’de yaşamakta olan Türkler, milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrumdurlar. Müslüman Türkler kimliklerini kaybetme aşamasındadır. Adalar Türklerinde korku egemendir ve sindirilmişlerdir.” değerlendirmesinde bulundu.

“YUNANİSTAN TÜRKLERE ANA DİLLERİNİ ÖĞRENME HAKKI VERMİYOR”

İstanköy ve Rodos’ta yaşayan Türklere ait vakıf mallarının korunmasının önemini vurgulayan Kaymakçı, Yunanistan’ın Türklerin haklarına kısıtlama getirdiğine dikkati çekti.Kaymakçı, şunları kaydetti:”Yunanistan, İstanköy ve Rodos’ta yaşamakta olan Müslüman Türklerin, yalnız din ve ibadet haklarını kısıtlamıyor. Adalar Türklerinin bir insanlık hakkı olan ana dilleri Türkçeyi öğrenmeleri hakkını da vermiyor. İstanköy ve Rodos Türk-Müslüman vakıf mallarının elden çıkarılması ve Türklere ait kültürel eserlerin zamanın tahribatına bırakılarak yok edilmesinin ardındaki gerçek, ada Türklerinin geçmişle bağını kopararak asimilasyonun bir parçası olan uygulamalardan biridir.”Yunanistan’a uluslararası hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyma çağrısı yapan Kaymakçı, “Yunanistan’dan adalar Türklerinin Türk kültürel kimliğinin tanınması, çift dillilik temelinde ana dillerini öğrenme gibi azınlık hakları dahil insan hakları alanındaki sorumluluklarını yerine getirmesini, özetle adalar Türklerine uygulanmakta olan asimilasyon politikalarına son vermesini ve Kurban Bayramı öncesi İstanköy Türk toplumunun din ve ibadet özgürlüğüne saygı göstermesini talep ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Read More →

Balkan ve Rumeli Türkleri Konfederasyonu ( BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ve beraberindeki heyet, Balkan Göçü’ nün 30. yılını anma etkinlikleri kapsamında, Anıtkabir ziyaretinin ardından AK Parti ve CHP Genel Merkezlerini ziyaret etti.

BRTK ve beraberindeki heyetin, Balkanlar’da ve Türkiye’de yaşayan soydaşların sorunlarını parti genel merkezlerine birincil ağızdan iletmek üzere ilk olarak Ak Parti Genel Merkezini ziyaret etti. AK Parti Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan tarafından ağırlanan heyet ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer tarafından ağırlandı.

İsim değiştirme konusunda tekrar kamuoyu oluşturulmalı

Özellikle Bulgaristan’da 30 yıl önce yaşanan zorunlu göçün gerek Balkanlar’da, gerekse Türkiye’de devam etkilerinin üzerinde durulduğu ziyaretlerde, zorunlu göçün üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen Bulgaristan Devleti’nin olumlu ya da olumsuz herhangi bir açıklama yapmamasının oldukça üzücü bir durum olduğu vurgulandı. Bu nedenle 30 yıl önce Bulgaristan’da yaşayan Müslüman Türkler ve Pomakların adlarının değiştirilmesinin tekrar gündeme getirilerek kamuoyu oluşturulması; Bulgaristan Devleti tarafından bir gecede değiştirilen isimlerin, herhangi bir müracaat gerektirmeden tüm isimlerin, ölenler dahil, eski haline dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

Balkanlarda göç devam ediyor

BRTK’nın özellikle son dönem yaptığı Bulgaristan ve Yunanistan ziyaretlerindeki gözlemler paylaşıldı. Balkanlardaki göçün artık Anadolu’ya değil, Avrupa’nın gelişmiş ülkelerine doğru yön değiştirdiği vurgulandı. Söz konusu göçün nedenleri arasında özellikle Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşayan Türklere uygulanan ekonomik ambargonun sonucu üretim kotası konulması, bölge devletlerinin herhangi bir yatırım yapmaması sıralandı.

Soydaşlara T.C vatandaşlığı verilmeli 

Toplantılarda, ayrıca Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşayan Türklerin milli değil dini bir azınlık olarak kabul edilmesinin beraberinde getirdiği sorunlar ele alınarak; Balkanlarda yaşayan Türk soydaşlara Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesini önemi vurgulandı.

FETÖ elemanları balkanlarda 

15 Temmuz’da Türkiye’yi parçalamak isteyen kimi FETÖ elemanlarının Balkanlardaki çalışmalarının hala devam ettiğine dikkat çekilerek, bu konuda gerek hükümet gerekse muhalefet olarak gerekli adımların atılması talebinde bulunuldu.

TRT balkan kurulmalı

BRTK Balkan Türkleri ile ilgili tüm siyasi partilerle çalışma taleplerinin dile getirildiği ziyaretlerde, siyasi parti merkezlerinde Dış Türkler Masası’nın yanı sıra Balkanlar Masası kurulması, TRT’nin TRT Balkan adı altında yayın yaparak yaşanan sorunların gündemde tutulması yönünde görüş bildirdi. Her iki parti temsilcileri söz konusu sorunların çözümüne ilişki çalışma gayreti içerisinde olacaklarını ifade etti.

Ankara’da gerçekleştirilen toplantılara; BRTK Genel Başkanı Sabri Mutlu, Bursa’dan, BRTK Genel Başkan Vekili Seyfettin Çalışkan Eskişehir’den, BRTK eski başkanı Zürfettin Hacıoğlu Babaeski’den, BRTK Yurtdışı Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mükremin Duygun Adana’dan, BRTK Kültür İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Koca Eskişehir’den, BRTK Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Kocaman İzmir’den, BRTK Kültürel İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Naci Kıral Sakarya’dan, BRTK Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Eraydın Adana’dan, BRTK Basın ve Yayından Sorumlu Genel Başkan Yarımcısı Erol Ulu Sakarya’dan, BRTK Veznedarı Besim Boncuk Sakarya’dan, BRTK Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Pekkan Edirne’den, BRTK Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Sedes Lüleburgaz’dan katıldı.

Read More →