Review Category : Balkanlardan Haberler

29 Ocaklar Gümülcine’de anıldı

Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın hak arama mücadelesinde en önemli dönüm noktası olan 29 Ocak’lar, 29 Ocak 2019 Çarşamba akşamı Gümülcine’de anıldı.

Yunanistan Batı Trakya’da isimlerinde ‘Türk’ kelimesi bulunan dernekler hakkında verilen kapatılma kararı ve Türk azınlığa yapılan baskı ve ayırımları protesto etmek amacıyla Türk azınlığın 1988 yılında gerçekleştirdiği direnişin ve iki yıl ardından Batı Trakya’da Türklerin mal varlıklarını hedef alan saldırılarla ilgili Gümülcine’de anma etkinliği düzenlendi.

Bu yıl 32. düzenlenen anma etkinliğinde konuşmacı olarak Türkiye’den İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Uzman Tarihçi Özer Hatip ve Türk Azınlığı’ndan BTAYTD Başkanı Hüseyin Baltacı ve BAKEŞ Genel Müdürü Dr. Pervin Hayrullah yer aldı.

Etkinliğe; Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif olmak üzere, Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu, İskeçe Milletvekili Burhan Baran, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet Mete, Doğu Makedonya Trakya Eyalet Başkan Yardımcısı Ahmet İbram, Eyalet Meclis Üyeleri Tarkan Multaza ve Cihan İmamoğlu, DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Yassıköy Belediye Başkanı Önder Mümin, Mustafçova Belediye Başkanı Rıdvan Deli Hüseyin, Kozlukebir Belediye Başkanı Rıdvan Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet, BAKEŞ Genel Başkanı Hüseyin Bostancı, BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Emin, Güney Meriç Eğitim Kültür Derneği Başkanı Bekir Mustafaoğlu, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, diğer kurum, kuruluş temsilcileri ve soydaşlar katıldı.

“AZINLIĞIMIZIN KEMİĞİNE DAYANAN BIÇAK MİSALİ 29 OCAK OLAYLARI YAŞANDI”

Etkinlik o dönemi anlatan bir sinevizyon gösterisiyle başladı. Etkinliğin sunuculuğunu GTGB Yönetim Kurulu üyesi Seher Mehmetali yaptı. Etkinliğin açılış konuşmasını Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif yaptı. 1967 yılı Cunta dönemi sonrası bu günlere nasıl gelindiğini anlatan Şerif, 1970’li yıllara gelindiğinde Türk Azınlığın getto hayatı yaşadığını, Azınlığın bir çok haklardan mahrum kaldığını ifade etti. Bu yıllardan sonra Azınlığın çilesinin her geçen gün arttığını ve özellikle eğitim alanında ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden Şerif, bir sonraki yıllarda bazı Azınlık derneklerinin kapatıldığını dile getirdi. Yaşanan bu olaylar ve baskılar neticesinde 29 Ocaklara gelindiğini kaydeden Şerif, “Azınlığımızın kemiğine dayanan bıçak misali 29 ocak olayları yaşandı” ifadelerini kullandı.

“1988 TARİHİNDEN BATI TRAKYA TÜRKLERİNİN GURUR DUYMASI GEREKİR

Daha sonra gazeteci Hülya Emin’in moderatörlüğünü yaptığı o günün anlam ve önemini belirten iki oturumdan oluşan katılımcılar tarafından sunumlar gerçekleştirildi. İlk oturumda İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden Uzman Tarihçi Özer Hatip söz aldı. Batı Trakya Türkleri tarihinde kitlesel hareketlerin 1878 yılında başladığını söyleyen Hatip, 1980’li yıllara gelindiğinde özellikle eğitim sorunu ve etnik kimliğinin inkarı Azınlığın en can sıkıcı noktası olduğunu vurguladı. 1988 tarihinden Batı Trakya Türklerinin gurur duyması gereken bir tarih olduğunun altını çizen Hatip, “Batı Trakya Türk toplumu köklü ve siyasi bir tarihe sahiptir. Azınlık hiç bir zaman demokratik tahammüllerin dışına çıkmamıştır. Azınlık son derece demokratik bir mücadele vermiştir. Gelinen nokta Azınlığın ötekileştirilmesinden ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

“BELKİ DÖNEM DEĞİŞTİ, AMA BASKILAR HALA DEVAM EDİYOR”

Daha sonra BTAYTD Başkanı Hüseyin Baltacı söz aldı. O tarihlerde yaşadıkları anlardan örnekler veren Baltacı, “29 Ocak Azınlığımız için bir dönüm noktasıdır. Belki dönem değişti, ama baskılar hala devam ediyor. 29 Ocak olayları bu aşkımızı ve bu mücadele azmimizi bugüne kadar canlı tuttu, bugün de canlı tutmaya devam ediyor” görüşlerine yer verdi.

“29 OCAK GERÇEKLİĞİ AZINLIĞA BİLİMSEL VERİ VE GERÇEKLİĞİYLE AKTARILMALIDIR”

BAKEŞ Genel Müdürü Pervin Hayrullah yaptığı konuşmasında, “29 Ocak olayları öncesi Rodop ilinde Yaka tarlalarının istimlak edilmesi ve özellikle Gümülcine Türk Gençler Birliği, İskeçe Türk Birliği ve Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği’nin kapatılması 29 Ocakların başlangıcıdır. Bu kimliğimize vurulan önemli bir darbedir” ifadelerine yer verdi. Hayrullah konuşmasının devamında, 29 Ocak olaylarının uluslararası basında ne şekilde yer aldığını, alıntılar yaparak aktardı ve özellikle Azınlığın bu yaşanan olaylara bakış açısını değerlendirdi. Son olarak Hayrullah, Hayrullah: “29 Ocak gerçekliği Azınlığa bilimsel veri ve gerçekliğiyle aktarılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“BU TARİH BATI TRAKYA TÜRKLÜĞÜ AÇISINDAN BIÇAĞIN KEMİĞE DAYANDIĞI GÜNDÜR”

Oturumun ikinci bölümünde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe söz alarak günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. “29 Ocak Batı Trakya Türklüğü’nün direniş günüdür varlık mücadelesi günüdür” diyen Gökçe sözlerine şöyle devam etti: Bu tarih Batı Trakya Türklüğü açısından bıçağın kemiğe dayandığı gündür. 29 Ocak sadece yaşanan bir vaka değil bir direniş değil aynı zamanda bir ruhtur. Batı Trakya Türkü bu ruhuyla bir bakıma gelecekteki varlığını garanti altına almış oldu. Dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı ruhla bu topraklarda tutunacak ve yaşayacaktır. Kendi kimliğiyle kendi değerleriyle bu varlığını devam ettirecektir. 29 Ocaklarda da bu ruh ortaya konuldu. 1988’de yaşananlar 1990’da maruz kalınan şiddet olaylarına karşı koyulan tavırlarıyla birlikte 29 Ocak ruhunu perçinlediler. Bu bakımdan 29 Ocakların 32. yıldönümünü idrak ediyoruz. Burada bir tarih şuurundan bahsetmek gerekir. Burada Batı Trakya Türklerinin tarihinin daha iyi anlaşılabilmesi çok önemlidir.Batı Trakya Türklerinin tarihinden söz ederken de ben ‘Kadim’ kavramını kullanıyorum. Bu tarih içerisinde bir verimlilikten çeşitlilikten ve zenginlikten bahsediyoruz. Burada ortaya konulan bir medeniyetten söz ediyoruz. Dolayısıyla Batı Trakya Türkleri 29 Ocakla birlikte bu topraklarda varlığını ve her türlü mücadeleye girebileceğinin kararlılığını ortaya koymuştur. Buda derin tarih ile ilgilidir.Biz 4. yüzyıldan itibaren bu topraklarda var olan Türk toplulukları nihayet bugün bizim temellerimizi teşkil eder. Biz bugün bu topraklarda, bu medeniyetin birer temsilcileriyiz.”

“29 OCAKLARIN RUHUNU KAYBETMEMEK AKSİNE YAŞAMAK GEREKİR”

Etkinlikte son olarak İskeçe Seçilmiş Müftüsü Ahmet söz aldı. Mete konuşmasında, “29 Ocakların ruhunu kaybetmemek aksine yaşamak gerekir. Rabbim inşallah bizlere devletimizle beraber gönül birliği nasip eylesin. İnşallah bizlere bir daha 29 Ocaklar yaşatmasın ama o ruhu yaşayanlar yaşasın” ifadelerine yer verdi.

Etkinlik, konuk katılımcılara plaket takdimi ile sona erdi.

YÜZLERCE İŞYERİ YAĞMALANMIŞTI

Batı Trakya’da Türklere yapılan baskıların dayanılmaz hale gelmesinden sonra Türkler 29 Ocak 1988’de yürüyüş yaparak hak arama mücadelesine etkin bir şekilde başladılar. Polis yürüyüşe izin vermedi. Gümülcine girişlerinde bir dizi olaylar meydana geldi.

Bu tepkilerin ikinci yıl dönümü olan 29 Ocak 1990’da aşırı milliyetçi gruplar polislerin gözleri önünde Türklere ait iş yerlerine saldırdılar ve 500 civarında dükkan tahrip edilip yağmalandı.

Olaylar sırasında aralarında merhumİskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga ile dönemin bağımsız milletvekili Ahmet Faikoğlu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda Türk darp edilmişti.

Read More →

“İstanköy’deki Türkler milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrum”

Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Yunanistan’ın uyguladığı baskı nedeniyle İstanköy’deki Müslüman Türklerin milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrum olduğunu belirtti.

Rodos, İstanköyve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, Yunanistan’ın uyguladığı baskı nedeniyle İstanköy’deki Müslüman Türklerin milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrum olduğunu belirtti.Kaymakçı, yaptığı yazılı açıklamada, Kurban Bayramı öncesi Yunanistan’a ülkedeki cami ve mescitleri ibadete açması çağrısında bulundu.Mustafa Kaymakçı, “Günümüzde İstanköy’deki bütün camiler ibadete kapalıdır. 2017 depreminde hasar gören ve şadırvanı yıkılan Cezayirli Gazi Hasan Paşa (Lonca) Camisi, aradan iki yıl geçmiş olmasına karşın onarımları yapılmamıştır. Cami altındaki İstanköy Vakıf Malları Yönetimine ait dükkanlar da haraptır.” ifadelerini kullandı.Yunanistan’ın Germe (Platini) köyündeki Cezayirli Gazi Hasan Paşa Camisi’nin onarımına izin vermemesi nedeniyle Müslümanların ibadetlerini cami avlusunda yapmak zorunda kaldığına dikkati çeken Kaymakçı, İstanköy’deki mescit, türbe ve mezarlıkların yıkılarak zarar gördüğünü kaydetti.

“MÜSLÜMAN TÜRKLER KİMLİKLERİNİ KAYBETME AŞAMASINDA”

Yunanistan’ın adada yaşayan Türklere baskı uyguladığının belirten Kaymakçı, “İstanköy’de yaşamakta olan Türkler, milli ve dini özgürlüklerini yerine getirmekten mahrumdurlar. Müslüman Türkler kimliklerini kaybetme aşamasındadır. Adalar Türklerinde korku egemendir ve sindirilmişlerdir.” değerlendirmesinde bulundu.

“YUNANİSTAN TÜRKLERE ANA DİLLERİNİ ÖĞRENME HAKKI VERMİYOR”

İstanköy ve Rodos’ta yaşayan Türklere ait vakıf mallarının korunmasının önemini vurgulayan Kaymakçı, Yunanistan’ın Türklerin haklarına kısıtlama getirdiğine dikkati çekti.Kaymakçı, şunları kaydetti:”Yunanistan, İstanköy ve Rodos’ta yaşamakta olan Müslüman Türklerin, yalnız din ve ibadet haklarını kısıtlamıyor. Adalar Türklerinin bir insanlık hakkı olan ana dilleri Türkçeyi öğrenmeleri hakkını da vermiyor. İstanköy ve Rodos Türk-Müslüman vakıf mallarının elden çıkarılması ve Türklere ait kültürel eserlerin zamanın tahribatına bırakılarak yok edilmesinin ardındaki gerçek, ada Türklerinin geçmişle bağını kopararak asimilasyonun bir parçası olan uygulamalardan biridir.”Yunanistan’a uluslararası hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyma çağrısı yapan Kaymakçı, “Yunanistan’dan adalar Türklerinin Türk kültürel kimliğinin tanınması, çift dillilik temelinde ana dillerini öğrenme gibi azınlık hakları dahil insan hakları alanındaki sorumluluklarını yerine getirmesini, özetle adalar Türklerine uygulanmakta olan asimilasyon politikalarına son vermesini ve Kurban Bayramı öncesi İstanköy Türk toplumunun din ve ibadet özgürlüğüne saygı göstermesini talep ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Read More →

Mevlüt Çavuşoğlu: “Yunanistan Türkiye için çok önemli bir ülke”

Mevlüt Çavuşoğlu: “Yunanistan Türkiye için çok önemli bir ülke”

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’ın Türkiye için çok önemli bir ülke olduğunu belirterek, “Yunanistan ile komşuyuz, müttefikiz. Problemlerimiz var, bunları hafife almıyoruz. Ancak gelecek nesiller için birlikte çalışmalıyız.” dedi.

Çavuşoğlu, Ankara’da bir otelde düzenlenen 11. Büyükelçiler Konferansı kapsamında, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos’un katıldığı oturumun açılış konuşmasını yaptı.

AB Komisyonu bünyesindeki mevcut görevini bırakmaya hazırlanan Avramopoulos ile gelecekteki yeni görevlerinde de birlikte çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını belirten Çavuşoğlu, Avramopoulos’un Türkiye-AB ilişkilerinin destekçisi olduğunu vurguladı.

Çavuşoğlu, Avramopoulos ile göç konusu başta olmak üzere, zor dönemlerde birlikte çalıştıklarına işaret ederek, AB yetkilisinin, ülkesi Yunanistan ile Türkiye’nin ilişkilerindeki yapıcı tavrına dikkati çekti.

Bakan Çavuşoğlu, “Yunanistan, bizim için çok önemli bir ülke. Yunanistan ile komşuyuz, müttefikiz. Problemlerimiz var, bunları hafife almıyoruz. Ancak gelecek nesiller için birlikte çalışmalıyız.” diye konuştu.

https://www.burasibatitrakya.com

Read More →

Batı Trakya Türk toplumunun eğitim sorunları uluslararası konferansta ele alındı

Çalıştay ve konferans olmak üzere iki aşamalı gerçekleştirilen, yabancı akademisyen ve iki dilli eğitim alanında uzmanların da katıldığı etkinlikte ortaya çıkan sonuç ve tavsiyeler rapor haline getirilerek yetkili Yunan makamlarına iletilecek.

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği (BTAYTD) ve Batı Trakya Azınlığı Kültür ve Eğitim Şirketi (BAKEŞ), Avrupa Milletleri Federal Birliği (FUEN) ile işbirliği içerisinde 2 Mart 2019 tarihinde “İki Dilli Eğitim: Bir Azınlık Meselesi – Türk/Müslüman Azınlık Eğitiminde İki Dillilik ve Dünyadaki Farklı Yaklaşımlar – Sorunlar ve Muhtemel Çözümler” başlıklı uluslararası çalıştay ve konferans düzenledi. Gümülcine şehrinde gerçekleştirilen çalıştay ve konferansa akademisyenler, iki dilli eğitim alanında uzmanlar, Batı Trakya Türk toplumu mensubu eğitimciler ve sivil toplum kuruşlarının temsilcileri katıldı. Etkinlikte Birleşmiş Milletler (BM) Azınlık Meseleleri Özel Raportörü Prof. Dr. Fernand de Varennes de özel konuk olarak konuşma yaptı.

Çalıştay ve konferans öncesinde konuk akademisyen ve uzmanlar 1 Mart 2019 tarihinde etkinliğin ev sahibi Batı Trakya Türk sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen kültürel programa iştirak etti. Kültürel program çerçevesinde konuklar Gümülcine ve İskeçe şehirleri ile Batı Trakya Türk köylerini gezdi, Batı Trakya Türk toplumu temsilcileri ile bir araya geldi.

Çalıştayda akademisyen ve uzmanlar Batı Trakya’daki iki dilli azınlık eğitim sistemine ilişkin görüşlerini dile getirdi

2 Mart 2019 Cumartesi sabahı ev sahibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Batı Trakya Türk toplumunun eğitim alanında faaliyet gösteren derneklerin yöneticileri ile Türkiye, Yunanistan, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’dan akademisyen ve uzmanların katılımıyla iki oturumlu çalıştay düzenlendi. Çalıştayda ev sahibi kuruluşlar olarak BTAYTD Başkanı Dr. Hüseyin Baltacı ve ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu’nun ile etkinlik ortağı FUEN’yi temsilen Başkan Yardımcısı Gösta Toft birer selamlama konuşması yaptı.

Trakya Üniversitesi Balkan Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Kelağa Ahmet’in yönettiği ve raportörlüğünü BAKEŞ Genel Müdürü Dr. Pervin Hayrullah’ın yaptığı ilk oturumda Batı Trakya’daki iki dilli azınlık eğitim modeli, bu modelin mevcut durumu, zayıf ve güçlü yanları tartışıldı. İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu’nun başkanlığında yapılan ikinci oturumda akademisyenler, uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri Batı Trakya’daki iki dilli azınlık eğitim sisteminin geliştirilmesine yönelik görüş ve önerilerini aktardı. Çalıştayda BM Azınlık Meseleleri Özel Raportörü Prof. Dr. Fernand de Varennes de bir konuşma yaptı.

Konferansta ana dilin ve iki dilli eğitimin Batı Trakya Türk toplumu için öneminin altı çizildi

Çalıştayın ardından halka açık olarak iki oturum halinde gerçekleştirilen konferansta düzenleyici kuruluşlar adına BTAYTD Başkanı Dr. Hüseyin Baltacı ve ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu ile ortak kuruluş FUEN Başkan Yardımcısı Gösta Toft birer selamlama konuşması yaptı. Konferansın açılış konuşmasını ise BM Azınlık Meseleleri Özel Raportörü Prof. Dr. Fernand de Varennes gerçekleştirdi.

“Ana Dilin ve İki Dilli Eğitimin Ulusal Azınlıklar İçin Önemi” başlıklı ilk oturumun başkanlığını ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu yaparken bu oturumda Trakya Dimokritos Üniversitesi Okul Öncesi Eğitimi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. George Mavrommatis, Uluslararası Sınır Tanımayan İnsan Hakları (HRWF) Örgütü Direktörü Willy Fautre, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Yabancı Diller Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Sağın Şimşek, Atina Ulusal ve Kapodistria Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Bölümü’nden Prof. Dr. Thalia Dragona ve Hacettepe Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Elena Antonova Ünlü birer sunum yaptı.

Konferansın “Batı Trakya’daki Azınlığın İki Dilli Eğitim Sistemi Nasıl Geliştirilir?” başlıklı ikinci oturumunu Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Hüseyinoğlu yönetti. İkinci oturumda Mercator Avrupa Çok Dillilik ve Dil Öğrenimi Araştırma Merkezi Başkanı ve Fryske Akademy Yönetim Kurulu üyesi Dr. Cor van der Meer, Atina Ulusal ve Kapodistria Üniversitesi’nden Prof. Dr. Anna Frangoudaki, Akdeniz Üniversitesi İlköğretim Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Zeliha Yazıcı, Atina Ulusal ve Kapodistria Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Bölümü’nden Doç. Dr. Nelly Askouni, Akdeniz Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Binnur Genç İlter veTrakya Üniversitesi Dilleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Kelağa Ahmet konuştu.

Konferansın kapanış ve değerlendirmesini ise Birleşmiş Milletler Azınlık Meseleleri Özel Raportörü Prof. Dr. Fernand de Varennes yaptı.

Türkiye, Yunanistan ve Avrupa’dan akademisyen ve uzmanları bir araya getiren, Batı Trakya Türk toplumunun iki dilli azınlık eğitim sisteminde yaşanan sorunların ayrıntılarıyla ele alındığı ve çözüm önerilerinin dile getirildiği  uluslararası konferansta dinleyici olarak Anavatan Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosu Murat Ömeroğlu, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu (BTTADK) Başkanı ve Gümülcine Faziletli Müftüsü İbrahim Şerif, Rodop SİRİZA Milletvekili Mustafa Mustafa, Rodop KİNAL Milletvekili İlhan Ahmet, DEB Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, ABTTF Başkan Yardımcısı Sami Yusuf, ABTTF Uluslararası İlişkiler Direktörü Melek Kırmacı Arık, ABTTF Uluslararası Çalışmalar ve Lobi Grubu üyesi Fatma Ahmetcik, bölgedeki Batı Trakya Türk toplumuna ait sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri ile çok sayıda eğitimci yer aldı.

Read More →

Makedonya Meclisi, İsim Değişikliğini Onayladı, Ülkenin İsmi Resmen Değişti

Makedonya Meclisi, ülkenin adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirilmesini öngören anayasa değişikliğini onayladı.

Makedonya’nın adı Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirildi.

İSİM KRİZİ RESMEN ÇÖZÜLDÜ

Makedonya Meclisi, ülkenin adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirilmesini öngören anayasa değişikliğini onayladı. Yunanistan ile Makedonya arasında yıllardır devam eden isim krizi sona erdi.

İSİM KRİZİNİN ARKA PLANI

Atina, eski Yunanistan’ın Makedonya bölgesi üzerinde hak iddiası anlamına geldiğini öne sürerek, kurulduğu günden beri eski Yugoslavya cumhuriyeti Makedonya’nın ismini değiştirmesi gerektiğini savunuyordu. Yunanistan, aşılamayan bu kriz nedeniyle Makedonya’nın AB ve NATO üyeliğine de karşı çıktı. Varılan mutabakat Yunanistan’ın beklentilerini büyük ölçüde karşıladı.

kaynak: kosovali.org

Read More →

Bulgaristan, Avro Bölgesi’ne en erken 2022’de girebilir

Avro, Sosyal Diyalog, Mali İstikrar, Mali Hizmetler ve Sermaye Piyasaları Birliğinden Sorumlu Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis, Riga şehrinde Bulgaristan Ulusal Radyosu’na (BNR) verdiği demeçte, ”Bulgaristan, Avro Bölgesi’ne en erken 2022’de katılabilir” diye kaydetti.

Dombrovskis, ”Bulgaristan, taahhütlerini yerine getirmek için elinden geleni yaptıysa, bu yaz Euro Bölgesi’nin bekleme odası olarak bilinen ERM II mekanizmasına katılması için yeşil ışık verilecek” diye sözlerine ekledi.

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı, ”Bulgaristan’ın bankacılık sistemindeki varlıkların incelenmesinde her şeyin yolunda gittiği saptanırsa, ülke bu yılın ortasında ERM II’ye katılabilir. Ardından avro kabul edilmeden önce en az üç yıl geçmesi gerekiyor. İlk iki yıl Maastricht kriterlerini yerine getirmek içindir, üçüncü yıl ise elde edilen sonuçları ve hazırlık faaliyetlerini değerlendirmek içindir” dedi.

Letonya’nın başkenti Riga’da AB Sivil Toplum Diyaloğu toplantısı düzenlendi.

Bulgaristan, Euro Bölgesi’nin bekleme odası olarak bilinen ERM II mekanizmasına ve AB Ekonomik ve Parasal Birliği’ne katılma isteğini, 2018 yazında resmen açıkladı ve Temmuz ayında iki mekanizmaya katılmayı bekliyor. Ülke şu anda bankacılık sisteminin yeni bir incelemesini ve Bulgaristan Merkez Bankası ile ilgili mevzuatta değişiklikleri içeren AB Ekonomik ve Parasal Birliği’ne üye ülkelerin koşullarını yerine getirmek için bir yol haritası izliyor.

Kaynak: Kırcaali Haber

Read More →

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Yunanistan’ı bir kez daha uyardı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Yunanistan’ı bir kez daha uyardı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Yunanistan’ı bir kez daha uyardı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) İskeçe Türk Birliği, Rodop ili Türk Kadınları Kültür Derneği ve Meriç ili Azınlık Gençleri Derneği’yle ilgili kararları uygulamayan Yunanistan’ı uyardı ve kararların uygulanmasını istedi. Bakanlar Komitesi, Batı Trakya Türk azınlık dernekleriyle ilgili süreci yakından takip etmeye devam edecek.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 4 – 6 Aralık tarihlerinde Strazburg’da yaptığı toplantıda AİHM kararlarının Yunanistan tarafından uygulanıp uygulanmamasını ele aldı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi toplantısı sonrasında yayınlanan açıklamada, Yunanistan’ın Türk azınlık dernekleriyle ilgili uygulamadığı mahkeme kararlarının örgütlenme özgürlüğü ihlallerini ilgilendirdiği hatırlatıldı.

AİHM KARARLARININ UYGULANMAMASI ELEŞTİRİLDİ

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Yunanistan’ın AİHM kararlarının üzerinden on yıl geçmesine rağmen Türk azınlık derneklerin hala resmiyetinin iade edilmemesini ve kurulmak istenen derneklerin kurulmasına izin verilmemesini de eleştirdi. Bakanlar Komitesi açıklamasında geçen yıl Yunan meclisine getirilen ancak daha sonra tepkiler üzerine değiştirilerek kabul edilen yasaya atıfta bulunuldu. Açıklamada; “2017’de yapılan yasa değişikliğine rağmen; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının üzerinden on yıl sonra bile mevcut derneklerin ikisi hala kaydedilmemiş ve bir tanesi kapalı kalmaya devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, İskeçe Türk Birliği’nin, 2017 yılında Trakya İstinaf Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun prosedür gerekçesiyle reddedildiği ancak kararın temyiz edilerek Yargıtay’a taşındığı da not edildi.

Bakanlar Komitesi, azınlık dernekleri kararlarının Yunanistan’daki mahkemeler tarafından tam ve etkili bir şekilde uygulanması için yetkililerden gerekli tüm tedbirleri almalarını, ayrıca Komiteye de gelişmeler hakkında bilgi vermesini istedi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Yunanistan’ı değerlendirdiği toplantıdan sonra yayınladığı açıklamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 2008 kararlarında eleştirdiği gerekçelerle, İskeçe ili Türk Kadınları Kültür Derneği’nin kaydının da 2017 yılında Yargıtay’ın nihai kararı ile reddedildiğine büyük üzüntüyle dikkat çekti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi bu nedenle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadının geniş çapta yayılması ve yerel düzeydeki hakimlerin her düzeyde sistematik eğitimi için ek tedbirlerin alınması, yerel mahkemelerin, derneklerin tescili veya feshedilmesi ile ilgili, AİHM içtihadı ile tam ve etkili bir şekilde uyumlu kararlar almasının sağlaması ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin gelişmelerden haberdar edilmesini tavsiye etti.

YUNANİSTAN 2019’DA YENİDEN MERCEK ALTINA ALINACAK

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, İskeçe Türk Birliği’nin Yargıtay’a (Arios Pagos) taşıdığı dava kararından sonra veya en geç Eylül 2019’da azınlık dernekleriyle ilgili gelişmeleri yeniden ele alma kararı aldı.

Read More →

“BALKANLARDA BARIŞ İSTİYORUZ”

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliana Yotova ve beraberindeki heyet, Edirne’deki iki Ortodoks kilisesinde düzenlenen törenlere katılmak üzere Edirne’ye geldi. Törenlerde konuşan İliana Yotova, “Biz istiyoruz ki, Balkanlar bir savaş yeri değil, bir barış yeri olsun. Aramızdaki iletişimi geliştirerek, çok sıcak ve hep birlikte yaşamayı öğrenebiliriz.” Dedi.

Az. Konstantin ve Elena Kilisesi’nin yapılandırılışının 10. yılı ile Az. Georgi Kilisesine bağlı “Milli Eğitim” Kültür Merkezinin kuruluşunun 10. yıl dönümleri vesilesiyle Edirne ilindeki Kiliselerde kutlama etkinlikleri düzenlendi. Az. Georgi Kilisesine bağlı Halk Eğitim Merkezi yeni binasının resmi açılışı da gerçekleştirildi.

Etkinliklere, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, İliana Yotova, Milet Meclisine bağlı olan Kültür ve Medya Komisyonu Başkanı, Vezhdi Rashıdov, Eğitim ve Bilim Bakanı Yardımcısı Denitsa Sacheva, Kültür Bakanı Yardımcısı Rumen Dımıtrov, Edirne Vali Yardımcısı Yusuf Güler, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Haskovo ve Yambol İl Valileri, Bulgaristan Dernek Temsilcileri, Kültür figürleri, Folklor grupları ve çok sayıda Bulgaristan  vatandaşı katıldı.

“DÜNYANIN İHTİYACI OLAN HUZUR VE BARIŞ”

Konuk heyet, ilk olarak Edirne Valisi Günay Özdemir’i makamında ziyaret etti. Ziyaret esnasında konuşan Vali Özdemir, “Kentteki iki önemli faaliyetin, iki ülke ilişkilerine katkı sağlayacağını düşünüyorum. Tarih boyunca Balkanlar’da farklı görüşteki insanlar birlikte yaşamayı hep başarmışlar. Birlikte yaşamayı başarabilirsek, dünyanın ihtiyacı olan huzur ve barışı birlikte gerçekleştirebiliriz. Her iki ülke diplomatik misyonları ve Edirne Valisi olarak biz bölge ilişkilerine elimizden gelen katkıyı sağlamaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın emirleriyle İstanbul Demir Kilise’nin tekrar faaliyete geçmesiyle, insanlığın ortak değeri eseri tüm insanlığa kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

AVRUPA’YA AÇILACAK OLAN KAPI, KAPIKULE

Avrupa’ya olan kapının Kapıkule’den geçeceğini belirten Özdemir,  “Hızlı trenimiz şu anda İstanbul’dan Kapıkule’ye kadar gelmesi ve Kars’a kadar gitmesi, aslında Avrupa’ya açılacak olan kapının da Kapıkule’den geçmesini sağlayacak.  Kars’la Bakü arasında da tren yolunun bağlantısı tamamen sağlandı.” Dedi.

“BALKANLAR BİR SAVAŞ YERİ DEĞİL, BİR BARIŞ YERİ OLSUN”

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Yardımcısı İliana Yotova da şu anda biz Edirne’ye çok seçkin bir takım olarak geldik. Ne kadar değer gösterdiğimizi ve sizinde bunu bilmenizi istiyorum. Biz istiyoruz ki, Balkanlar bir savaş yeri değil, bir barış yeri olsun. Bizim bu olan durumları değiştirme durumumuz yok ama aramızdaki iletişimi geliştirerek, çok sıcak ve hep birlikte yaşamayı öğrenebiliriz.”

“İNSAN KAÇAKÇILIĞINA MARUZ KALAN BİR BÖLGEYİZ”

İnsan kaçakçılığına maruz kalan iki ülke olduğumuzu belirten Yotova, “Biz insan kaçakçılığına maruz kalan bir bölgeyiz. İki ülke olarak çaba gösterdik, kaçakçılığın önlenmesi için ve AB’nin güvenliğini de buradan başlatıyoruz. Macaristan ve Makedonya’daki gibi olaylar yaşanmadığı için size çok teşekkür ederim. Biliyoruz ki 3,5 milyonun üzerinde sığınmacınız var. Biz AB ülkesi olarak Türkiye’ye gelecek finansa destek veriyoruz. Bu yükü siz taşıyorsunuz, bu konuda size tekrar teşekkür ediyoruz.” Dedi.

Edirne Valiliği’ne gerçekleştirilen ziyaretin ardından Sveti Georgi Kilisesi’ndeki kütüphanenin açılışının 10’uncu yılı nedeniyle düzenlenen törene geçildi.

“İKİ ÜLKE İNSANI İÇİN DE GÜZEL OLUYOR”

Törende konuşan İliana Yotova “Bu gün Edirne’de iki bayram yaşıyoruz. Bu gün kendimi sizin aranızda görmekten dolayı mutluluk yaşıyorum. Kültürel faaliyetler iki ülke insanı için de güzel oluyor. Ülkeler arasında sorunlar olabilir, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göçenlerin de sorunları olabilir, ancak bunlar düzeltilecektir. İnsanlar birbiriyle çeşitli etkinliklerle bir arada olduklarında daha iyi anlaşırlar ve ibadet hangi dilde yapılırsa yapılsın aynı yere gider.” Dedi.

Edirne Vali Yardımcısı Yusuf Güler de, “Bu kiliselerin varlığı ülkelerimizin birlikte yaşama sevincini tüm dünyaya göstermektedir. Bu ortak kültürel mirasa ne kadar sahip çıkabilirsek, o derece de hem gelişmiş hem de demokratik ülkeler olma yolunda o kadar mesafe kat etmiş olacağız.” Dedi.

“DOSTLUKLARIN, KÜLTÜRÜN VE SANATIN HİÇBİR SINIRI YOKTUR”

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da, “İnsanlığın en eski coğrafyalarından biri olan Trakya’da Bulgar dostlarla bir araya gelmekten mutluluk duymaktayım. Elbette bütün devletlerin egemenliklerinin olması için sınırları olması gerekir ama bu gün burada görüyoruz ki insanların, dostlukların, kültürün ve sanatın hiçbir sınırı yoktur. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan bütün ibadethaneler, bütün kiliseler ve camiler Türkiye Cumhuriyeti’nin güvencesi ve koruması altındır. Bulgar vatandaşlar hiç merak etmesinler, Edirne’deki kiliseler hem devletimizin güvencesi altında, hem de belediyemizin bakımı ve koruması altındadır.” Diye konuştu.

Bulgaristan Meclisi Kültür ve Medya Komisyonu Başkanı Vecdi Raşidov, Bulgaristan’ın Ankara Büyükelçisi Nadezhda Nikolova Neynsky, Sofya Üniversitesi Rektörü Stoyan Dançev’inde konuşmaları sonrası kilise bahçesine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yotova ve Gürkan tarafından manolya ağacı dikildi.

Az. Georgi Kilisesi’ne bağlı ‘Milli Eğitim’ Kültür Merkezinin açılışını gerçekleştirildikten sonra Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın makamı ziyaret edildi. Ziyaretin ardından Bulgar kültür figürleri ve folklor gruplarının Selimiye Camii önünden Saraçlar Caddesi’ne kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Daha sonra Iliana Yotova, Bulgaristan Göçmenleri Dernek temsilcileri ile bir araya geldi.

Programlarının son bölümünde ise Az. Konstantin ve Elena Kilisesi’nin yapılandırılışının 10’ıncı yılı, düzenlenen etkinliklerine kutlandı. Bulgar folklar gruplarının gösterilerinin ardından kurban yemeği düzenlendi.

http://www.vatandasgazetesi.com.tr/gundem/balkanlarda-baris-istiyoruz-h2761.html

Barış Karapaça

Read More →

“Kosova ile Sırbistan Çözümden Uzak”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Kosova ile devam eden diyalog sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, iki ülkenin uzlaşma yoluyla herhangi bir çözüme ulaşmasının neredeyse imkansız olduğunu söyledi.

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da basın toplantısı düzenleyen Vuçiç, uzun süre devam eden Kosova meselesinin bir an önce çözülmesi gerektiğini, Sırp ve Arnavutların uzun vadeli bir barışa ihtiyaç duyduklarını kaydetti.

Sırbistan ve Kosova’da yaşayanların güvenliğini koruma altına alacak bir çözümün elzem olduğunu vurgulayan Vuçiç, “Belgrad ile Priştine çözümden uzak. Uzlaşma yoluyla herhangi bir çözüme ulaşmak neredeyse imkansız.” dedi.

Vuçiç, olası çözüm yollarını Sırbistan halkıyla paylaşacağını, gizli kararların asla söz konusu olmadığının altını çizdi.

Avrupa Birliği (AB) arabuluculuğunda yapılan diyalog sürecinde yeni bir turun eylül ayında başlayacağını aktaran Vuçiç, “Sırbistan yönetimini zor bir dönem bekliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Diyalog süreci kapsamında imzalanan Brüksel Antlaşması’nın en önemli hükümlerinden biri olan Sırp Belediyeler Birliğinin (ZSO) bir an önce kurulması gerektiğine değinen Vuçiç, “Kosova, üstüne düşen görevi bin 930 günde yerine getiremedi ve bu şekilde Sırpların birçok hakkını kısıtladı.” diye konuştu.

Sırbistan’ın, ZSO’yu kendi girişimleriyle kurmasının mümkün olduğunu ifade eden Vuçiç, “Priştine, bu durumdan istifade ederek uluslararası unsurların yardımıyla ülkenin kuzeyini ele geçirebilir. Sırbistan uluslararası toplumda olup bitenleri yakından takip ederek, kendi çıkarlarına, doğru zamanlarda doğru hamlelerle ulaşacaktır.” açıklamasında bulundu.

Rusya, Çin, Hindistan ve Brezilya’nın Kosova’nın tek taraflı bağımsızlığını tanımadığını hatırlatan Vuçiç, “Geleceğimizi belirleyen batı ülkeler Kosova’nın bağımsızlığını tanıyor.” dedi.

Kosova meselesine bizzat çözüm bulmak istediğini vurgulayan Vuçiç, bunun, anayasal açıdan mümkün olmadığını ve çözüm yoluna halkın karar vereceğini söyledi.

 

Kaynak: Time Balkan

Read More →

Borisov: AB-Türkiye zirvesinin amacı, AB’nin dış sınırının garanti altına alınması

Başbakan Boyko Borisov, bugünkü Avrupa Birliği (AB) Konseyi toplantısından sonra Brüksel’de gazetecilere verdiği demeçte şöyle konuştu: ”AB ve Türkiye liderleri arasında Varna’da yapılacak toplantının amacı, Birliğin dış sınırını garanti altına almak – AB’nin Türkiye’ye mülteci anlaşması çerçevesinde mali yardımın ikinci dilim ödeneğini yapacağını teyit etmek ve bu 3,5 milyon göçmenin Türkiye’de kalmasını sağlamaktır”. Dün akşamki çalışma oturumunda tüm ülkelerin diyalog kanallarını sürdürmeye istekli olduklarını belirtti. Başbakan, “Çok zor bir görüşme olacağı görünüyor, çünkü ilişkiler son derece kötüleşti. Bu, Bulgaristan için büyük bir sorumluluk – bize büyük güven veriliyor ve aynı zamanda büyük beklentiler var” diye özetledi

Borisov, “Çok az açık iletişim kanalımız var ve daha fazla akılla ve sorumlulukla hareket etmemizi istiyorum” dedi. Başbakan, şimdiki zamanı, net bölünme çizgileri ve iki küresel oyuncunun olduğu “Soğuk Savaş’tan daha ağır” olarak nitelendirdi.

Borisov, şunları kaydetti: “Şu anda dünyanın barışçıl gelişimi için iyimser değilim. Diplomatların yoğun olarak geri çağırıldığı bir zamanın daha fazla barış, huzur ve anlayışa yol açması olası değildir”.

Borisov, Avrupa Konseyi toplantısında İngiltere Başbakanı Theresa May’ın eski Rus çifte ajan Sergey Skripal suikastının arkasında Rusya’nın bulunduğu olasılığının yüksek olduğu yönündeki ifadeleri dışında bunun kanıtlanmasını istediğini belirtti.

Borisov,” Hepimiz İngiltere’ye inanıyoruz, ama aynı zamanda bu konularda görüşümüze de değindim, Saddam Hüseyin’e karşı kimyasal silah kullanımıyla ilgili iddiaları da hatırlattım- Tony Blair daha sonra özür diledi, ama iş işten geçmişti” dedi.

Borisov’un ifadelerine göre Avrupalı liderlerin AB’nin Rusya Federasyonu büyükelçisini istişareler için geri çekme kararı, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin Brexit’e rağmen bir bütün olduğunu, birbiriyle bağlantılı olduklarını, birbirlerini karşılıklı olarak desteklediklerini ve koruduklarını göstermektedir.

Kaynak: Kırcaali Haber

Read More →